Favorilere Eklendi

Favorilerime Git

Tarçın Dükkanları

9789753639057
Sayfa Sayısı : 312 Basım Yılı : 2024 Baskı Sayısı : 8 Cilt Tipi : Ciltsiz Kağıt Tipi : 2. Hamur
Liste Fiyatı: 320,00 TL
%40 İNDİRİMLİ
192,00 TL
Kazancınız: 128,00 TL
En Geç 04 Haziran Perşembe Günü Kargoda
500 TL ve üzeri ücretsiz teslimat
256Bit SSL sertifikası ile güvendesiniz.
14 gün içerisinde ücretsiz iade edebilirsiniz.
12.00'a kadar verilen siparişler aynı gün kargoya teslim edilir
ÜRÜN HAKKINDA

Polonyalı yazar Bruno Schulz, 1942’de henüz elli yaşındayken, doğduğu Drohobycz kasabasının “Aryan” kısmına girme riskini göze aldığında –Yahudi oluşu sebebiyle– bir gestapo subayı tarafından sokakta vurularak yaşamını yitirdi.

Gerçeküstücü bir optik’le kurgulanmış, kendi kökeninin izini sürerek Polonya’nın kasaba yaşantısından insanlığın evrensel hikâyesini damıtan, cansız nesneleri canlı varlıklara dönüştürebilme yeteneği ve olağandışı biçimde tarih tarafından lekelenmemiş dünyasıyla gerçekliği mitleştiren Schulz’un öyküleri büyülü gerçekçiliğin doruğu sayılabilir. Öyküleriyle oluşturduğu kozmosu bütünleyen büyüleyici çizimleriyle yirminci yüzyılın en parlak sanatçılarından Bruno Schulz pek çok yazara esin kaynağı olmuştur.

“Gerçeklik bir kâğıt kadar incedir ve yüzeyindeki bütün çatlaklarla taklit niteliğini ele verir.”

Schulz’un hayatını yaşamasına izin verilmiş olsaydı, bize hiç anlatılmamış hazineler armağan edebilirdi, ama kısacık hayatında yaptıkları, onu gelmiş geçmiş en dikkate değer yazarlardan biri kılmaya yeterli.
Isaac Bashevis Singer

Schulz’un öykülerinde sadece ailesinin, tanıdıklarının ve gerçek Drohobycz kasabasının portresini görenler yanılmaktadırlar: Onun kahramanlarının öyküleri mitsel öykülerdir, yani bütün insanların hayatları boyunca yürüdükleri yolun öyküsüdür.
Jerzy Jarzębski

Schulz’un iki ince kitabı şimdiye dek karşılaştığım en keskin iki balta. Bunları kullanarak kütüğü yarmanızı teşvik ediyorum.
Jonathan Safran Foer

Schulz’un düş gücü Modern Avrupa’nın en özgün olanlarından biri.
Cynthia Ozick

Tarçın Dükkânları (1934) ve Kum Saati Burcundaki Sanatoryum (1937) fantastik bir evren, bir ailenin kişisel mitolojisini yaratırken hayat dolu bir dille yazılmıştır ve öykülerin var olabileceği biricik boyut olan bu dil daima ana karakter rolündedir.

David Grossman, The New Yorker

ÖZELLİKLER

BENZER ÜRÜNLER